DeutschTürkisch

Logo OETW

print

Haberler

18.05.2020 PANDEMİ SONRASI EKONOMİYE BAKIŞ

15.05.2020 Değerli Üyelerimiz, Değerli ÖTW Dostları,

15.05.2020 Dr. Kurt PRIBIL Viyana VakıfBank’ta!

05.03.2019 Yerel Seçimler sonrası Türkiye, Avusturyalı Şirketler için Genel Koşullar, OeKB - ÖTW - WKO 03 Nisan 2019

18.02.2019 Dr.Stefan ZAPOTOCKY Ziyareti

30.11.2018 VAKIFBANK Int. AG Noel Daveti 30 Kasım 2018

23.11.2018 ALD Viyana GALA GECESİ ve ÖDÜL TÖRENİ

PANDEMİ SONRASI EKONOMİYE BAKIŞ

EXPERIENCE.IM ÖZET ETKİNLİK RAPORU

Koronavirus Salgınının Küresel Ekonomiye İktisadi Etkileri Nedir? Yeni Dönemi Güçlü Temeller Üzerine İnşaa Etmek İçin Ne Gerekir? Ekonominin Şekillenmesinde Gözardı Edilmemesi Gerekenler Neler? Günümüzün çok boyutlu sorunlarına çözüm bulmak için farklı ülke ve disiplinlerden uzmanları bir araya getiren Experience.IM , 15 Mayıs Cuma saat 14:00`de Naci Sığın`ın moderatörlüğünde, IWF Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Gülden Türktan, Raiffeisen Centrobank Küresel Sermaye Piyasaları Başkanı Özgür Yaşar Güyüldar, ve Dünya Bankası Grubu Yatırım Uzmanı Murat Karaege`nin ekonomik gündemi yorumladığı "Post Pandemic Economic Outlook" panelini düzenledi. 

Ortaya çıkan sağlık krizinin dünyadaki ekonomik dengeleri yeniden nasıl şekillendirdiğinin ele alındığı etkinlik 2 saat boyunca 120`den fazla izleyiciye dijital ortamda ev sahipliği yaptı. Sağlıkla ilgili alınan kısa dönemli tedbirlerin ekonomiye etkilerinin değerlendirildiği panelde, arz güvenliği, tedarik zincirlerinde oluşan sorunlar ve yapılması gereken değişikliklere özellikle dikkat çekildi. Bu değişikliklerin yeni fırsatlar doğurduğu vurgulanırken, piyasalarda bir likidite sorunu bulunmadığının altını çizen konuşmacılar, paranın çözüme katkıda bulunacak akılcı projelere kaydığını ve gelişmeleri doğru yorumlayan şirketlerin bu süreçten başarılı çıkacağını belirttiler. 

Değişen tercihler şirketlerin iş süreçlerini yeniden gözden geçirmelerine sebep olacak. Tedarik zincirlerinin yeniden yapılandırılmasının kaçınılmaz hale geleceği, şirketler süreci doğru yönetirlerse Türkiye ve Avrupa arasındaki ticaret hacminin daha da gelişeceği ve bunun ikili ilişkilere olumlu yansıyacağı öngörülmekte. 

İş modellerinin çarpıcı değişiklikler geçirdiği bir dönemde uzmanlarla işbirliği yapan şirketler soruları kendi başlarına yanıtlamaya çalışan rakiplerinden daha avantajlı bir konumda olacaklar. Dışarıdan kaynak kullanımı, özellikle yeni oluşan uluslararası trendlerin takibi ve bu trendlere hızlı adapte olunması açısından önem taşımakta. Bu alanda köprü görevi gören yeni nesil danışmanlık firmalarının normalleşme sürecinde gerekli bir rol oynayacağı inancındayız.